ASRİAD Genel Başkanı İbrahim Cemil Yıldız asgari ücretin belirlenmesi ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede her ne kadar bu asgari ücret miktarı çalışanlar açısından çok yeterli gözükmese de ülkenin genel ekonomik durumu ve dezenflasyon süreci bağlamında dengeli bir tespit olduğunu ifade etti.
Açıklama şu şekilde:
Ülkemiz son derece önemli bir ekonomik mücadele vermektedir. Yaklaşık üç yıla varan dezenflasyon sürecinde toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi sonrası başarıya ulaşması noktasında çabalar devam etmektedir.
2026 için ortaya konan hedefler tutarsa bu önemli sıkıntıdan millet olarak kurtulma noktasında önemli bir adım atmış olacağız. 2026 sonu itibari ile %20‘lerin altına düşen enflasyon oranı sürdürülebilirlik açısından umut verici olacaktır. Halen %30’un üzerinde bir enflasyonla 2025 yılını bitiriyoruz. Asgari ücret için tespit edilen zam oranının %27’lerde olması, ne geçen enflasyonu ne de gelecek enflasyon hedefini asıl almadan ikisini de birlikte değerlendirerek verilmiş bir karar gibi gözükmektedir. Umut ediyoruz ki gelecek yıllarda ekonomik dengeler yerli yerine oturacaktır. Faiz-kur enflasyon sorunu ekonomiyi esir almaktan uzaklaşacak, böylece satın alma gücü açısından daha dengeli bir ekonomik yapı oluşacaktır. Böyle bir beklenti için tabii ki hep birlikte sabır gösteriyoruz.
Ekonomi yönetiminin bu konularla ilgili programları, başka bir dış etki olmadığı sürece amacına ulaşacakmış gibi gözükmektedir. O yüzden birçok kesimde bir kısım zorlukların meydana geldiği bu süreçte bu badireyi de birlikte dayanışma halinde aşmayı umut ediyoruz.
Şu anda ülkemizde işveren kesimin önemli bir kısmı ciddi anlamda maliyet tutturma sorunu yaşamaktadır. Bu yüzden dış pazarlarda kaybettiğimiz alanlar olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Bu durumun belki emekçi kardeşlerimizi ilgilendirmediği düşünülebilir ama sonuç itibarıyla hepimiz aynı atmosferi paylaşıyor, aynı sıkıntıları paylaşıyoruz. Eğer işletmeler düzgün ve dengeli bir şekilde hayatlarını sürdüremezlerse hiç şüphesiz ki emek de hakkını alamayacaktır. Ülkemizin genel gelir durumunun kişi başı milli gelir hesapları itibari ile 17.000 $’ı aşan seviyeye gelmiş olması her ne kadar memnuniyet verici bir sonuç ise de gelir ve servet dağılımı itibari ile daha tutarlı bir yere taşınması ve emeğin de buradan payını alması beklentimizdir. Böyle bir durumun ülkenin sosyal huzuruna daha fazla katkı sağlayacağı aşikardır. Biz bunu temenni ediyor, gelecekte böyle bir seviye yakalayacağımızı umut ediyoruz.