ASRİAD Genel Başkanı Adnan Danışman, GSYH III. Çeyrek büyüme rakamlarının açıklanması üzerine yaptığı değerlendirmede : “Bu dönem ekonomide küçük büyüme ile toparlanma dönemidir. Üçüncü çeyrekte 1.6 büyüme yeni stratejinin bir sonucudur. İçinde yaşadığımız dönem sıkıntılı ancak kontrol altına alınmış bir dönemdir.” dedi.
Açıklamanın tamamı şu şeklide:
“2017 yılı ülkemizin yüksek büyüme ile kapattığı bir yıl olmuştu. Ancak çok ciddi risklerin yaşandığı ve küresel anlamda siyasal ve ekonomik kargaşaların da belirsizlikleri had safhaya çıkardığı bir yıldı. Bu süreçte yatırımların yönü ve yatırımların finansmanı istendiği gibi gelişmedi. İşin sonunda 2018 yılında döviz merkezli bir kriz yaşamak zorunda kaldık.
Ülkemizin büyük montanlı altyapı projeleri dolayısıyla büyük sorumluluklar altına girerek ekonomiyi büyüme merkezli bir tercihle yönetmesi desteklenmeyen finans sebebiyle zora girdi.
Yeni kurulan hükümetin ilk yaptığı iş, büyüme politikalarını gözden geçirmek oldu. Dolayısıyla özellikle kamuda planlanan yatırımlara firen yapıldı. Sadece başlanan projelerin devam edeceği, yeni planlanan projelerin ise erteleneceği ilan edildi. Bu konuşulan konular özellikle üçüncü çeyreği ilgilendiren dönemlere tekabül ediyordu. Dolayısıyla bugün açıklanan büyüme oranları bu dönemi ifade eden rakamlardır ve o da 1.6 seviyesindedir.
Bu gidişten anlaşıldığı kadarıyla bir sonraki dönem yani 2018 son çeyrek ya sıfır büyüme ya da negatif büyüme şeklinde gelecektir.
Herkesin şimdiden buna hazırlanması ve bu gelişmeyi sürpriz gibi karşılamaması gerekir. Son derece doğal ekonomik bir sonuç olacaktır.
Her ne kadar biz uzun zamandır yüksek büyüme ile yaşamaya alışmış bir dönemi yaşayan ve biraz da konfora alışmış insanlar olsak da kaçınılmaz hakikat budur.
Yeni dönemde ekonomimiz ilginç bir şekilde düşük büyüme ile kontrol altına alınacaktır. Bunun anlamı mali yapımızı, bütçe dengemizi, cari açık ve finansman disiplinimizi ancak bu şekilde yönetebileceğiz demektir.”
DANIŞMAN: “2019 ikinci ayından itibaren yeniden dengeli büyüyen bir ekonomi oluruz.”
“Büyümeden taviz vermenin getireceği bir kısım yükler olacak mıdır? Elbette olacaktır. En başta işsizlik artacaktır. En büyük sorunlardan birisi budur. Daha sonra enflasyonla mücadele yapılmak zorunda kalınacaktır ki, piyasa bozucu en büyük dinamik enflasyondur. Faizler yüksek kalacağı için piyasalar para bulmakta ve krediye ulaşmakta zorlanacak ya da finans maliyetleri üretimi çok zorlayacak duruma gelecektir.
Bu konular sorun mudur? Sorundur, hem de önemli sorundur. Ancak bu süreçleri dikkatli bir yönetim becerisiyle atlatmak ve dengelerin yeniden kurulduğu bir döneme hazırlanmak için bunları yaşamak bir zorunluluktur.
Bu sorunları aşabilir miyiz? Tabi ki aşarız. 2019 ilk yarıdan sonrası için sürpriz siyasal gelişmeler olmazsa bu sorunlar bitmiş yeniden daha dengeli bir büyüme modunu yakalamış bir ülke konumuna gelmiş olacağız.”











