WhatsApp Support Line

RUSYA, EN ÇOK YAPTIRIM UYGULANAN ÜLKE OLDU.

Rusya, en çok yaptırım uygulanan ülke oldu.

Ukrayna'ya saldırısı nedeniyle batı dünyası tarafından tarihte görülmemiş şekilde ekonomik baskı altına alınan Rusya'ya şu ana kadar uygulanan yaptırım sayısı 6 bin 400'e ulaştı. Konuya ilişkin olarak ASRİAD Genel Sekreter Vekili Ertuğrul Keçeci bir değerlendirme makalesi hazırladı.

Ekonomik yaptırımlar Eski Yunan toplumundan beri düşmanları yıldırmak, cezalandırmak, soyutlamak ve iç karışıklıklara açık hale getirmek amacıyla kullanılagelen bir silah olmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı ile birlikte çok daha kompleks hale gelen ekonomik yaptırımların ülkeden ülkeye uygulanma sebebi, şekli ve beklenen sonuçları değişiklik göstermeye başlamıştır. Ancak genel anlamda özetlemek gerekirse ekonomik yaptırımlar günümüzde ticari kısıtlamalar, mal varlıklarının dondurulması, silah ambargoları, sermaye kısıtlamaları ve seyahat kısıtlamaları başlıkları altında toplanabilir.

Rusya Ukrayna arasındaki çatışmanın alevlenmesi ve Rus birliklerinin Ukrayna’ya girmesi akabinde ABD ve AB ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkenin Rusya’ya karşı ciddi ekonomik yaptırımları gündeme gelmiştir. Bu yaptırımlar Rusya’nın ciddi anlamda izole edilmesini ve ekonomik çalkantıya girmesini hedeflemektedir. Üstelik Rusya’nın kuklası olarak görülen Lukeşenko iktidarındaki Belarus’un,  Rusya ile ticaretin dolaylı merkezi haline gelmesinin engellenmesi kastıyla aynı yaptırımlar bu küçük ülkeye karşı da uygulanmaya başlanmıştır. Bilhassa Rusya’ya enerji ve birtakım hammaddeler açısından ciddi anlamda bağımlı olan Avrupa ülkelerinin post pandemi ekonomik sorunlarıyla uğraşırken ciddi anlamda yeni ekonomik sorunlara yol açacak yaptırımlar uygulaması derin endişeleri beraberinde getirmektedir. Bu durum bazı ekonomi yorumlarınca Batı’nın Berlin Duvarı’nın yıkılması akabindeki 30 yıllık liberal hegemonya odaklı global sistemin kendi eliyle kuyusunu kazması olarak yorumlanmaktadır. Bununla beraber gelinen noktada her gün yenisi eklenen yaptırımları takip etmek imkanlar dahilinden çıkmıştır.

Devletlerin yaptırımları genellikle kendi devletleri ile yaptırım uygulanan devlet arasındaki ilişkileri etkilemektedir. İlk kez 2. Dünya Savaşı’nda Mussolini’ye karşı uygulanan yaptırım biçiminde ise güçlü devletlerin gücünü yahut müttefikleriyle olan anlaşmalarını devreye sokarak diğer devletleri de yaptırım uygulamaya mecbur tutması şeklinde özetlenebilecek bir 2. Derece yaptırım stratejisi devreye girmiştir. Bugün ABD’nin de uygulamasından görüleceği üzere 1. Derece Yaptırımlar sadece ABD ile yaptırım uygulanan ülke arasındaki ekonomik ilişkilere etki etmektedir. 2. Derece Yaptırımlar (extraterritorial) ise ABD yanında ABD etkisindeki diğer ülkeler ile yaptırım uygulanan ülke arasındaki ilişkilere etki edecek şekilde karşımıza çıkmaktadır. Şu an için Rusya’ya karşı daha ziyade 1. Derece yaptırımlar uygulanmaktadır.

Rusya’ya karşı son Ukrayna krizi ile gündeme gelen yaptırımlar Avrupa ülkelerinin son derece bağımlı oldukları Rus Doğalgaz ithalatlarını önemli oranda devre dışı bırakması sonucu bunun ekonomik sonuçlarının çok hızlı bir biçimde hissedilmesiyle gündeme gelmişti. Üstelik Rusya ile olan ekonomik bağlantıları ciddi anlamda baltalayan bu neviden yaptırımlar ve ticari kısıtlamalar her geçen gün daha da ileri aşamalara taşınıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Fransız Cumhurbaşkanı Macron’un açıkça ‘’Rusya ekonomisi ve Rus oligarkları üzerinde maksimum düzeyde etki bırakması için gerekli her türlü yaptırım uygulanacaktır’’ tehditlerini savurmuştur. Nitekim Rusya’nın ‘’en çok kayırılan ülke’’[1] statüsünün askıya alınması bu yönde atılan önemli bir adımdır. Dahası şu ana kadar aralarında Chealsea’nin sahibi Roman Abromavich, n+ Group hisssedarı Oleg Deripaska, Rosnef Üst Yöneticisi Igor Sechin, VTB Bank Başkanı Andrey Kostin, Gazprom Üst Yöneticisi Alexei Miller, enerji boru hattı alanında çalışan Rus kamu şirketi Transneft'in Başkanı Nikolai Tokarev ve Bank Rossiya'nın Yönetim Kurulu Başkanı Dmitri Lebedev'in olduğu 15 Oligark ve 9 şirketin AB ve İngiltere’deki varlıkları donduruldu ve ilgili Avrupa ülkelerine seyahatleri yasaklandı.


[1] Dünya Ticaret Örgütü’ne üye ülkelerden birine herhangi bir ülke bir imtiyaz sağladığında, bu imtiyazın sağlanmadığı diğer üye ülkelerin tamamının bu imtiyazdan aynı şekilde faydalanmasını sağlayan ilkedir. Söz konusu ilke,  üye  ülkelerin  ticari  partnerleri  arasında  ayrım  yapmamasını  zorunlu kılmaktadır.
 

Kanada hükümeti tarafından da 10 oligarka ait malvarlıkları dondurulmuştur. Oligarkların mal varlıklarına yönelik yaptırımların devam edeceği açıktır. Belarus’a ve Ukrayna’daki Rusya yanlısı ayrılıkçı milletvekillerine karşı da aynı yaptırımları uygulanmaktadır.

Avrupa Birliği Dönem Başkanınca geçtiğimiz Cuma günü itibariyle onaylanan paketle AB ülkelerinin Rusya’dan demir-çelik sektörüne yönelik ithalatını yasaklayan paket kapsamında Rusya'ya 300 eurodan daha pahalı havyar, içecek, puro, elektronik cihaz, parfüm, çanta, palto, takım elbise, ayakkabı, gömlek, elmas, altın ve değerli taş gibi ürünlerin gönderilmesinin yasaklan yaptırımların tanzim edilmesi planlaması sürmektedir. Rusya’ya enerji yatırımları yasaklanırken adeta yaptırımlar dışında kalan Rus şirketleri de tecrit edebilmek adına kredi derecelendirme şirketlerine de Rus şirketlerini derecelendirme yasağı getirilmesi yönünde kararlar gündeme gelmiştir.

Rus havayollarına uygulanan yaptırımlar da hız kesmeden devam ediyor. İngiltere Rus Havayolu Şirketlerinin faaliyetlerini durdururken bir Rus jetine de el koydu. AB, ABD ve Kanada semasında Rus hava araçlarının geçişleri yasaklanmış durumdadır. Ayrıca Dünya’nın en büyük uçak kiralama şirketi olan AerCap Rus havayollarına kiralama işlemlerini durduracağını deklare etmiştir. Airbus’ta uçaklar için yedek parça tedariğini Rusya için durdurduğunu açıkladı. Havayollarında olduğu gibi Singapur, ABD ve sair pek çok batı ülkesi limanına Rus gemileri yaklaşmaktan men edilmiştir. Yine Sputnik başta olmak üzere Rus medya servislerine erişim pek çok ülkede kısıtlandı. Otomativ sektöründe de Rusya’ya yaptırımlar sürmektedir. Volvo, BMW, Ford, Mercedes Benz, Toyota, Volkswagen, Jaguar , Aston Martini, General Motors ve Daimler Truck gibi otomativ sektörü devleri Rusya’da faaliyet gösteren fabrika ve servisleri kapama, Rusya’da üretim ve  ihracatı durdurma gibi ciddi yaptırımları uygulamaya başladı. Rusya’ya büyük bir yaptırım darbesi de teknoloji devlerinden geldi; Apple, Microsoft, Alphabet Inc's Google, Spotify, Netflix gibi teknoloji devleri Rusya’daki satış ve hizmetlerini tamamen durdurduğunu muhtelif tarihlerde açıklamıştır. Starbucks, McDonalds, Nestle, Ikea gibi kapitalist toplumların günlük hayatlarının vazgeçilmezi tüketim imparatorluklarının da Rusya’dan çekilmesi Rus halkının son kalan ürünleri alabilmek adına yaşadığı trajikomik görüntülere sahne olmaktadır. Bunun yanında pek çok irili ufaklı küresel şirket Rusya’dan çekilmeye ve ilişki kesmeye devam etmektedir.

Rusya’ya yapılan 2022 yaptırımları bu alanda ilkleri teşkil ediyor. Dahası 2021 yılı boyunca ABD ve AB finansal mevzuatlarında yapılan değişiklikler adeta bu ilklere ön hazırlık yapıldığını gözler önüne seriyor. Bu anlamda ABD Başkanı’nın Nisan 2021 kararnamesi ile ABD Hazine ve Dış İşleri Bakanlığına verilen yetkiler bugün yapılan yaptırımların Batı mevzuatlarında uygun zemin sağlamasını temin etmiştir. Bu anlamda ABD’de henüz Ukrayna Rusya çatışması çıkmadan Rusya Merkez Bankası, Rusya Varlık Fonu ve Rusya Hazine Bakanlığına ait borçlanma bonolarının ABD vatandaşları ve şirketlerince satın alınması yasaklanmıştı. Şu anda Swift’ten çıkarılan Rus ve Belarus Bankaları yanında hiçbir yaptırım uygulanmayan Rus Bankaları da bulunmaktadır. Rus Bankalarına yaptırımlar aşağıdaki tablodaki gibidir. Ayrıca 9 Mart’ta Belarus Bankalarının neredeyse tamamı ile SWIFT işlemleri durdurulmuştur. İlaveten Belarus’a EURO cinsi banknot verilmesi AB tarafından yasaklanmıştır.


Rusya’ya karşı belki de artık yeniden kullanmamız icap eden bir tabir olarak ‘’Batı Bloğunun’’ yaptırımları son derece sert bir şekilde devam etmektedir. Öyle ki Rusya bir ambargo kararı olmaksızın kısa sürede en çok ekonomik yaptırıma uğrayan ülke oldu şeklinde bir tespit abartılı olmayacaktır. Rus ekonomisine ciddi anlamda zarar veren yaptırımların Rusya ekonomisinin mahvına sebep olup olmayacağı, Rus şirketlerinin yaptırımlar karşısındaki gerçek tepkilerinin mahiyeti ilerleyen süreçte  gün yüzüne çıkacaktır. Yine zaten daha önceki dolarsızlaştırma politikaları sebebiyle dolara karşı gücü oldukça düşük olan rublenin son süreçte daha şimdiden hemen hemen iki katına çıkması ve Rus bankalarının SWIFT sisteminden çıkarılmasına karşı Rusya’nın oluşturmaya çalışacağı çözüm yöntemlerini gözlemleyeceğiz. Ancak Çin bu yaptırımları uygulamadan Rusya ABD ve AB’nin istediği ölçüde bir köşeye sıkışmışlık sürecine girmeyecek gibi gözüküyor. Üstelik Çin’in önceki yıllarda SWIFT sistemine alternatif olarak geliştirdiği CIPS ve Kremlin Hükümetince Kırım’ın işgali sebebiyle gelen yaptırımlar doğrultusunda ön hazırlık mahiyetinde oluşturduğu SPFS sistemleri ekonomik anlamda yeni bir doğu batı bloğuna girme ihtimalini akıllara getirmektedir. Bu anlamda Batı’nın son yüzyılda bizzat kendi inşa ettiği küresel liberal ekonomi anlayışını yine kendi eliyle baltalaması üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur.

Rusya ile Diğer Devletler Arasındaki Dış Ticaret Hacimleri

Kaynak: International Trade Center

Türkiye’nin takındığı uzlaştırıcı tavır ekonomik anlamda her iki taraftan kendi adına olumlu kazanımlar elde etmesini sağlayabilecek nitelikte sürmektedir. ABD’nin Rusya’dan çekilmesini istediği yatırımcıların rotalarını Türkiye’ye doğru çevirmesi kuvvetle muhtemeldir. İlaveten TANAP Boru Hattının Rusya’dan enerji alımını önemli ölçüde sınırlayan AB ülkeleri açısından bir alternatif teşkil etmesi kuvvetle muhtemeldir. Yine Türkiye’nin henüz Rusya’ya Ukrayna çatışması kaynaklı bir yaptırım uygulamaması Rusya ile ticaretin artmasını sağlayabilir. Ancak küresel finansal sistemlerden çıkarılan ve mevcut konjonktür devam ettiği takdirde uluslararası borç ve yükümlülüklerinde temerrüde düşecek olan Rusya ile ticaret yürütmenin ciddi anlamda zorlaşacağını da göz önünde bulundurmak gereklidir. Üstelik ABD ve AB ülkelerinin yaptırımları şu an için 3. Ülkeleri bağlamayacak şekilde ilan edilse de ilerleyen zaman diliminde 3. Ülkeleri ekonomik ve politik yöntemlerle yaptırım yapma zorunluluğu içinde bırakacak kararlar da Türkiye’yi taraflar arası seçim yapmak zorunda bırakabilecek bir husustur. Bunun yanında turizm açısından önemli bir kaynak olan Rus turistlerde yaşanacak azalmaların Türkiye açısından olumsuz sonuçlar arasında yer aldığını söylemek mümkündür. Öte yandan Rus gayrimenkul yatırımcılarının Avrupa ve ABD seçeneklerinin neredeyse tamamen ortadan kalkmış yahut güvensiz hale gelmiş olması sebebiyle Türkiye’ye yönelişleri beklenmektedir. Ayrıca Rusya ile arasındaki dış ticaret Türkiye’nin Rusya’dan kolaylıkla vazgeçebilmesini mümkün kılmamaktadır. Bu açıdan Türkiye’nin başka ülkelerden bağımsız olarak Rusya üstünde kendisinin yaptırım uygulaması Rusya ile ilişkilerin her alanda kompleks ve çok iç içe geçmiş olması hasebiyle şu an için zor gözükmektedir.Türkiye’nin başka ülkelerden bağımsız olarak Rusya üstünde kendisinin yaptırım uygulayabilme seçeneği de Rusya ile olan ilişkilerinin her alanda çok iç içe geçmiş olması nedeniyle şu an için zor görünüyor.


Ertuğrul KEÇECİ
ASRİAD Genel Sekreter Vekili

17 March 2022