GÜNCEL HABERLER

Ana SayfaGüncel Haberler

AK PARTİ GN.BŞK.YRD. CEVDET YILMAZ'DAN ASRİAD'LI İŞ İNSANLARINA YATIRIM ÖNERİLERİ

 AK Parti Gn.Bşk.Yrd. Cevdet Yılmaz'dan ASRİAD'lı iş insanlarına yatırım önerileri
 AK Parti Gn.Bşk.Yrd. Cevdet Yılmaz'dan ASRİAD'lı iş insanlarına yatırım önerileri Resim Adı 1 Resim Adı 2 Resim Adı 3 Resim Adı 4 Resim Adı 5 Resim Adı 6 Resim Adı 7 Resim Adı 8 Resim Adı 9

ASRİAD, korona süreci ve sonrasında yaşanacak gelişmelere üyelerini hazırlamak amacıyla yaptığı online seminerlere bir yenisini daha ekledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Cevdet Yılmaz'ın konuşmacı olarak katıldığı "Korona Sürecinde Meydana Gelen Gelişmelerin Ekonomik Analizi ve Sonrası İçin Projeksiyon" konulu seminer, Zoom platformu üzerinden 8 Mayıs Cuma günü, Genel Başkan Adnan Danışman, Yönetim Kurulu Üyeleri ve ASRİAD üyesi iş insanlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz seminerdeki konuşmasına, korona pandemisinin sağlık acısından coğrafi etkisini dile getirerek başladı. Türkiye'yi pandemiye karşı ekonomik anlamda 3 faktörün daha dirençli hale getirdiğini dile getiren Yılmaz, bu faktörleri "Sosyal Güvence Sistemi", "Sağlık Altyapısına Yapılan Yatırımlar" ve "Dijital Altyapıya Yapılan Yatırımlar" olarak ifade etti.  Ekonominin seyrinin virüsün etkileriyle yakından ilgili olduğunun altını çizen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, pandeminin etkilerinin 1930'lardaki büyük buhranla mukayese edilebileceğini dile getirdi.

Korona pandemisinin global anlamda büyük ekonomik yıkımlara sahip olduğunu, ülkemizde de uzmanlar tarafından 4 senaryonun dile getirildiğini ifade eden Yılmaz, bu senaryoları V senaryosu (Hızlı bir çöküş, hızlı bir yükseliş ), W senaryosu (Hızlı çöküş, tekrar toparlanma, ikinci dalganın gelmesi ve ekonominin ikinci küçülme dönemine girmesi sonrası tekrar toparlanma süreci), U senaryosu (Küçülme, biraz uzun süren daralma süreci, bir süre aşağılarda kalması ve sonra tekrar toparlanma süreci) ve felaket senaryosu olarak adlandırılabilecek olan L senaryosu (2-3 yıl sürecek çöküş) olduğunu söyledi. Türkiye için U sürecinin daha gerçekçi olduğunu belirten Cevdet Yılmaz, küresel ekonominin 2022 yılı başlarında tekrar eskiye dönmesinin beklendiğini ifade etti. 

- Küçülmenin nedeni virüsle mücadele - 

Virüsle mücadelenin hareketsizliği artırıcı bir mücadele olduğunu, ekonominin temelinde de hareketlilik bulunduğunu dile getiren Yılmaz, bu nedenle ekonominin küçüldüğünü ve istihdamı olumsuz etkilediğini belirtirken şunları söyledi:

" Pandeminin sosyal etkilerini azaltmak için tüm dünyada önlemler alınıyor. Parasal genişleme için Merkez Bankalarının aldığı önlemler dışında maliye politikalarında da sosyal sıkıntı yaşayan kesimlere destek olarak nakdi yardımlar ve kredi kanallarıyla kobileri destekleyici ekonomiyi ayakta tutma tedbirleri alınıyor. Ancak alınan önlemler sırasında doğal olarak devletlerin gelirleri azalıyor. Global anlamda bütçe açıklarının ve borçlanmanın artacağı bir döneme girdik. En önemli ve ekonomiyi derinden etkileyen mesele ise "belirsizlik!" Belirsizlikler azaldıkça kur etkisi düşecektir. Pandemi nedeniyle dünyada Dolar ve altın gibi daha sağlam mekanizmalara kayış var. Merkez Bankaları arasında ise swap dediğimiz bir dayanışma var."

- Ciddi bir döviz kaynağı kaybettik -

Türkiye'nin en önemli döviz kaynaklarından olan turizm sektörünün yaşadığı olumsuz süreç ve ihracatın olumsuz etkisi nedeniyle ciddi bir döviz kaynağını kaybettiğimizi dile getiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Cevdet Yılmaz, buna karşın dünyada pekçok ülkeye nazaran çok daha güçlü durumdu bulunduğumuzu ifade ederken, "Devlet yönetimimiz çok güçlü. Ülkemizde seçim süreci yaşamıyoruz ve bu anlamda bir belirsizlik söz konusu değil. Bankacılık sistemimiz sağlam ve geçmişte yaşadığımız krizlerden elde ettiğimiz deneyim nedeniyle de kriz yönetme kapasitesine sahip olan bir ülkeyiz. Yeni ortama bir süre adaptasyon yaşanması gerekiyor. Kurda artış ekonomiyi etkiliyor ancak önemli olan bunun aşırı uçlara doğru gitmemesi. Bunun için hükumetimiz gerekli önlemleri alıyor." dedi.

Pandemi nedeniyle yaşanan süreçte tüm dünyada ekonomik ve sosyal anlamda ciddi buhranlar yaşandını, yeni dünyanın yeni şartlarında yeniden finansal yapılanmayı, adaletsizlikleri ve dengesizlikleri sorgulama ve tartışma döneminin geldiğini ifade eden Cevdet Yılmaz, pandeminin bu anlamda önemli bir sorunu ortaya çıkardığını ifade etti. 

- Esnafımıza büyük destek verildi -

Pandeminin dünyadaki etkileriyle Türkiye'deki etkileri arasında bir paralellik olduğunu dile getiren Cevdet Yılmaz, ekonominin olumsuz etkilenmesi nedeniyle bütçe dengesinde bir bozulma olmasının normal olduğunu belirtti. Yaşanan süreçte bütçe dengesindeki bozulmaya karşın ekonominin temel direklerinden olan KOBİ'lere ve esnaflara önemli destekler verdiklerinin altını çizen Yılmaz, esnaflarımıza destek kapsamında 535 bin esnafa 13.3 milyar kredi sağlandığını, 383 bin esnafa 7.2 milyar TL'lik kredi kartı temin edildiğini, Kredi Garanti Fonu kapsamında 149 bin 325 firmaya 124 milyar TL finansman sağlandını söyledi.

- Küresel tedarik süreci önümüzdeki dönemde dönüşebilir- 

ABD ve Çin rekabetinin arttığı bir ortamda bazı batılı firmaların Çin'den çıkmasını ve yeni üretim alanları aramasını beklediklerini dile getiren Cevdet Yılmaz, iyi bir coğrafi ortamda bulunmamız, digital altyapımız, insan gücü avantajımız ve sağlık sektöründeki sağlam yapımız nedeniyle Çin'in kaybedeceği bu avantajın Türkiye'ye yönelebileceğini anlattı.

"Bütçede dikkatliyiz. Özellikle nakit desteklerde bir savurganlık yapmıyoruz. Bu anlayışa sahip değiliz. Reel ekonomiyi belli bir seviyede tutmak zorundayız. Bunu yapamazsak kriz sonrası dönemde hızlı canlanma yaşayamayız. Bütçe açığını kontrollü tutmak zorundayız. Belli marjlar içinde bu işin yapılacağını düşünüyorum. Tarımda olsun, sanayide olsun reel ekonomiyi ayakta tutmak durumundayız. Bütçe disiplinini sağlamak çok büyük önem taşıyor. Mevcut şartlarımız dahilinde dengeli olarak ayarlamak durumundayız. Bu sıkıntıyı üretim ile aşmak zorundayız. Kamu ve özel sektör olarak sağlık faktörlerini de düşünerek "yeniden nasıl üretiriz?" sorusuna odaklanmalıyız. Türkiye'nin borç yapısına baktığınız zaman ise devletin dış borçları çevirmesi çok zor değil. Bu yıl için 4-5 milyar Dolar civarında bir borç kaldı. Bankacılık yapısı sağlam. Türk şirketlerinin bir kısmının yurtdışında önemli kaynakları var. Reel olarak baktığımızda çok büyük bir problem yok ama bir algı oluşturmaya yönelik çabalar var. Uluslararası medya her türlü olumsuzluğu ortaya çıkarma ve algı yaratma peşinde. Türkiye, 57 ülkeye yardım yaptı. 60 binden fazla vatandaşımızı tahliye etme programımız var. Yurtdışından ambulans uçak göndererek vatandaşlarımızı ülkemize getiriyoruz. Bütün bunlar Türkiye'nin imajını güçlendiriyor." diye konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz buna karşın bu imajı zayıflatmaya yönelik algı yaratma çabaları bulunduğunu dile getirdi. 

Muhalefetin korona sürecindeki olumsuz tavrı ve söylemlerini de eleştiren Yılmaz, bu söylemlerin yabancı medyada Türkiye'yi ve Türkiye'nin başarılarını gölgelemeye yönelik bir çabaya dönüştüğünü, bu çabanın da arka planında Akdeniz'deki gelişmeler yattığının altını çizdi. 

-İş insanlarına önemli tavsiyeler - 

Seminerin son bölümünde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Cevdet Yılmaz iş insanlarına da önemli tavsiyelerde bulundu. 

Cevdet Yılmaz özetle şunları söyledi:

"Önümüzdeki süreçte sektörel ve bölgesel bazda yol haritaları hazırlanması lazım. Türkiye, bilhassa savunma sanayinde önemli atılımlar yaptı. Sağlık endüstrilerinde de bu tip atılım yapılabilir mi sorusunu soruyoruz artık. Teknolojiye dayalı bir ekonomi inşa etmemiz açısından sağlık endüstrisi oluşturmamız önem taşıyor. Tarım ve gıda sektörü de mevcut süreçte çok büyük bir önem kazandı. Önümüzdeki dönemde en az sağlık kadar tarım ve gıda konusuna önem vermemiz lazım. Stratejik bir sektör olduğunu kavramamız lazım. Bölgesel olarak da tarım ve gıda sektörünün öne çıkmasının önemini kavramalıyız. Kişisel olarak görüşüm odur ki GAP bölgesinde yeni atılımlar yapmamız gerekiyor. Türkiye'deki büyük sermaye grupları tarım konusunda bölgesel anlamda yatırımlar yapmalı. Önemini kavramamız gereken diğer bir sektör ise enerji! Yeni dönemde bilhassa Avrupa ülkeleri ekonomilerini canlandırırken çevre teknolojileri ve enerjiye yatırım yapacaklar gibi gözüküyor. Bizim de çevre teknolojilerine enerji sektörü başta olmak üzere odaklanmamız lazım. Bunun yanı sıra dijitalleşme de korona sonrası süreçte büyük önem kazanacak. Siber güvenlik başta olmak üzere yeni ürünler üretmemiz gerekiyor. Özel sektörümüz burada da atılım yapmalı. Kendi içimizde gücümüzü pekiştirmemiz lazım. Yeni gelişmeleri okumak ve tartışmamız lazım. Devlet ne yapmalı, özel sektör ne yapmalı, üniversitelerimiz nereye gitmeli konuları tartışılmalıdır. Bir taraftan yaralarımızı saracağız, bir taraftan da orta ve uzun vadeli düşüneceğiz. Bu konularda hükumetimiz tarafından gerekli çalışmalar yapılıyor. Dünyanın yeni yapılanmaya gittiği bir dönemde Türkiye'nin fırsatı kaçırmaması gerekiyor. İçinde bulunduğumuz çağı ve şartları iyi okumamız gerekiyor." 

Cevdet Yılmaz, konuşmasının sonunda sağlık dışında sosyal ve kültürel hayatımızın nerelere gideceği gibi geniş bir çerçevede korona sürecinin analiz edilmesi ve yeni yol haritaları çıkarılmasının önemine değindi. 

Seminer sonunda ASRİAD Genel Başkanı Adnan Danışman, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Cevdet Yılmaz'a seminere katılarak ASRİAD mensubu iş insanlarına yaptığı bilgilendirme nedeniyle teşekkür ederken dijital bir plaket armağan etti. 

09 Mayıs 2020